ERDOĞAN İSTİFA : Demokratik Değişim ve Hesap Sorulabilirlik Çağrısı
Biz, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak, Anayasamızın ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin bize tanıdığı ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ile eleştiri ve muhalefet yapma özgürlüğümüzü kullanarak bu manifestoyu kaleme alıyoruz. Bu belge, www.erdoganistifa.com platformunda, Recep Tayyip Erdoğan’ın ekonomik politikaları, anayasal uygulamaları, yasal süreçleri, yerine getirilmeyen taahhütleri, sorumluluktan kaçınma eğilimini ve kamuoyuna şeffaf açıklama yapmama tutumunu ele alarak demokratik bir değişim çağrısıdır. Amacımız, barışçıl ve hukuki yollardan hesap sorulabilirlik ve şeffaflık talep etmektir. Bu manifesto, evrensel insan haklarına saygı çerçevesinde hazırlanmış olup, şiddet veya yasa dışı eylem içermez. YASAL UYARI > Yasal Bilgilendirme: Bu web sitesinde yer alan beyanlar; T.C. Anayasası'nın 25. ve 26. maddeleri (Düşünceyi Açıklama Hürriyeti), 74. maddesi (Dilekçe Hakkı) ve AİHM içtihatları kapsamında yapılan demokratik bir istifa çağrısıdır. Paylaşılan belgeler resmi noter ve devlet kayıtlarına dayanmaktadır. Hakaret amacı gütmemekte, kamu yönetimine dair eleştiri hakkı kullanılmaktadır.
YA UYUYORDUNUZ (GAFLET), YA GÖZ YUMDUNUZ (İHANET)... İKİSİNİN DE BEDELİ "İSTİFA"DIR! NÖBETÇİ UYURSA, VATAN SOYULUR SAYIN CUMHURBAŞKANI; Yakın bir zaman da çıkıp; "Milletin emanetini, kutlu bir nöbeti tutar gibi bekleyeceğiz" dediniz. Sözleriniz süslü ama icraatınız vahim. Bir devlet adamının, bir "Nöbetçi"nin asli görevi; koruduğu alana hırsızın, uğursuzun, haksızlığın girmesini engellemektir. Ben tam 11 yıldır kapınızda, noter belgeleriyle "Noter tastikli projem,! Hakkım Yendi!" diye bağırıyorum. BU NASIL BİR NÖBETTİR Kİ; 11 yıldır feryat eden bir vatandaşı görmediniz, duymadınız, susturmadınız? Önünüzde sadece iki seçenek var ve ikisi de o koltuğu bırakmanızı gerektirir: * Eğer haksızlığı görmediyseniz: 11 yıldır nöbet yerinde uyuyorsunuz demektir. Bu bir GAFLETTİR ve "Yönetemiyorsunuz" demektir. * Eğer görüp de sustuysanız: Haksızlığa ortaksınız demektir. Bu bir İHANETTİR ve "Suça İştirak" demektir. Hırsızın cirit attığı yerde "Kutlu Nöbet" olmaz, "Güvenlik Zafiyeti" olur. Bir tek vatandaşın hakkını (emanetini) koruyamayan, milletin emanetini taşıyamaz. SİZİN DEĞİRMENİNİZ, ADALETİ ÖĞÜTÜYOR "Bir değirmendir cihan" diyerek şiir okuyorsunuz. Oysa biz o değirmenin taşları arasında nelerin ezildiğini çok iyi biliyoruz. > Siz o değirmene buğday diye "milletin umudunu" attınız, > Un diye "kul hakkını" öğüttünüz. > Teknede hamur diye "kibri" kardınız, > Fırında ekmek diye "yalanı" pişirdiniz. > Benim projem, o sizin "kutlu" dediğiniz nöbet kulübesinin önünden çalındı. 11 YILLIK SESSİZLİK, YÖNETİM ZAFİYETİDİR Ben "Hırsızlık var, yüzleşelim" diyorum. Sizin yönettiğiniz CİMER bana; "Başvurunuz incelenmiş, işlem yapılamamıştır" diyor. Sizin yönettiğiniz bürokrasi; 11 yıldır bana "Yalancısın" diyemiyor ama "Haklısın" da diyemiyor. SORUYORUM: Dönemin Başbakan Müşaviri Sayın Nabi Avcı ve Sayın Halime Uslu ile ilgili sorduğum somut sorulara neden cevap verilemiyor? Kayıtlar ortada. İletişim ortada. Proje teslimi ortada. Devlet; vatandaşıyla inatlaşmaz, vatandaşıyla yüzleşir. Yüzleşemiyorsanız, o makamda oturmayacaksınız. Sükût ikrardan gelir. Sustunuz ve suçu kabul ettiniz. EY SEÇMEN! BU SESSİZLİĞE OY VERME! Görüyorsunuz... Bir vatandaş 11 yıldır "Hakkım çalındı" diyor, belgelerini sunuyor. Karşısındaki dev güç ise sadece susuyor, kaçıyor, şiir okuyor. Eğer ortada bir yalan olsaydı, devletin gücü beni 11 dakikada ezerdi. 11 yıldır dokunamıyorlarsa, HAKLI OLDUĞUM İÇİNDİR. Haklının karşısına çıkamayan, haksızlığa göz yuman, nöbet yerinde uyuyan bir yönetime oy vermek; Ülkenin geleceğini de ateşe atmaktır. Bu mesele şahsi değil, LİYAKAT ve ADALET meselesidir. KARINCA NİYETİ, SİNEK ZAFERİ Sayın Erdoğan; Siz gücünüze, makamlarınıza ve arkanızdaki kalabalıklara güvenip beni küçümsüyor olabilirsiniz. Bana bakıp; "Tek bir kişi, koskoca devlete ne yapabilir ki?" diyor olabilirsiniz. Ama tarih ve inancımız bize iki şeyi öğretir: 1. KARINCANIN DURUŞU: Nemrut'un ateşine su taşıyan karınca misali; elimdeki belgeler o bir damla sudur. Sizin zulüm ateşinizi tek başına söndürmeye yetmez sanıyorsunuz ama SAFIM BELLİDİR. Ben hakkın tarafındayım, siz batılın. 2. SİNEĞİN ZAFERİ: Ve yine unutmayın o Nemrut'u... Dünyaya hükmeden, ilahlık taslayan, "Beni kimse yıkamaz" diyen o koca Nemrut'u bir ordu yenmedi. Onu; burnundan giren küçücük, topal bir sinek helak etti. DERS ALIN: Siz kendinizi "Dev", beni "Sinek" sanabilirsiniz. Ama unutmayın ki; Allah dilerse, bir karıncanın duruşu yangınları söndürür; bir sineğin vızıltısı saltanatları bitirir. Benim mücadelem; o karıncanın niyeti kadar halis, o sineğin etkisi kadar gerçektir. Nöbet bitti. Mazeret bitti. GEREĞİNİ YAPIN VE İSTİFA EDİN. #Erdoğanİstifa Kamuoyuna hafızamızı tazeliyelim : 1. Ekonomik Politikalar ve “Ben Ekonomistim” Aldatmacası Recep Tayyip Erdoğan’ın “Ben ekonomistim” ve “Kardeşinize yetkiyi verin” söylemleri, halka ekonomik refah vaat ederken, Türkiye’yi derin bir ekonomik krize sürüklemiştir. Bu politikalar, hem makroekonomik göstergelerde hem de halkın günlük yaşamında ciddi tahribat yaratmıştır. Aşağıda, Erdoğan’ın ekonomik politikalarının temel sorunları detaylı bir şekilde ele alınmıştır: -Enflasyon ve Türk Lirası’ndaki Değer Kaybı: Erdoğan’ın “faiz sebep, enflasyon sonuç” tezi, ekonomi uzmanlarınca eleştirilmiş ve uygulanmasının ardından enflasyon oranları %40’ları aşmıştır. 2021-2023 döneminde Türk Lirası, dolar ve euro karşısında rekor düzeyde değer kaybetmiş, bu da ithal ürün fiyatlarını artırarak halkın satın alma gücünü dramatik şekilde düşürmüştür. Örneğin, 2021 döviz krizi sırasında TL’nin değeri bir yılda yaklaşık %50 azalmış, temel gıda maddeleri ve enerji fiyatları katlanmıştır. Bu durum, milyonlarca haneyi yoksulluğa itmiştir. -Döviz Rezervlerinin Eritilmesi: Merkez Bankası’nın döviz rezervleri, Erdoğan’ın yönetiminde ciddi şekilde azalmıştır. 2019-2022 yılları arasında rezervler, kur korumalı mevduat ve diğer müdahalelerle tüketilmiş, net rezervler sıfıra yakın seviyelere gerilemiştir. Bu, Türkiye’nin dış şoklara karşı kırılganlığını artırmış ve uluslararası kreditörler nezdinde güven kaybına yol açmıştır. -Borç Yükü ve İşsizlik: Kamu ve özel sektör borçlanması, Erdoğan’ın ekonomik politikalarıyla rekor seviyelere ulaşmıştır. Hanehalkı borçları artarken, işsizlik oranları, özellikle genç işsizlikte, %20’lerin üzerine çıkmıştır. 2022’de genç işsizlik oranı %22,6 olarak kaydedilmiş, bu da gençlerin geleceğe dair umutlarını baltalamıştır. İşletmelerin iflas oranları artmış, KOBİ’ler kapanmış ve istihdam kayıpları büyümüştür. -Yoksulluk ve Gelir Adaletsizliği: Erdoğan’ın ekonomik politikaları, gelir adaletsizliğini derinleştirmiştir. Türkiye’de yoksulluk sınırında yaşayanların oranı %70’e yaklaşmış, asgari ücretle geçinen milyonlarca vatandaş temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmiştir. Aynı dönemde, yandaş şirketlere sağlanan vergi indirimleri, kamu ihaleleri ve teşvikler, servet transferine yol açmış ve ekonomik eşitsizlik artmıştır. -Sorumluluktan Kaçış ve Yanıltıcı Retorik: Erdoğan, ekonomik sorunlar karşısında sık sık “dış güçler” veya “lobi” gibi unsurları suçlayarak sorumluluktan kaçmıştır. “Ben ekonomistim” iddiası, bilimsel ekonomi politikalarına ters düşen kararlarla çökmüş, halkın güveni sarsılmıştır. Örneğin, Merkez Bankası’nın bağımsızlığına müdahale edilmesi, uluslararası yatırımcıların Türkiye’den çekilmesine neden olmuş, bu da ekonomik istikrarsızlığı körüklemiştir. “Kardeşinize yetkiyi verin” söylemi, halkın ekonomik sorunlara çözüm beklentisini istismar eden bir retorik olarak kalmıştır. Bu ekonomik politikalar, uluslararası raporlarda da eleştirilmiş; Türkiye, ekonomik özgürlük endekslerinde gerilemiş ve “özgür olmayan” ekonomiler kategorisine yaklaşmıştır. Halk, artan fiyatlar, işsizlik ve borç yükü altında ezilirken, Erdoğan’ın ekonomik vaatleri boş çıkmış, “mucize” olarak sunulan projeler çökmüştür. 2. Anayasal Uygulamalar ve Yetkiye Karşı Sorumluluktan Kaçış Erdoğan’ın yönetimi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın uygulanmasında tartışmalara yol açmıştır. 2017 anayasa değişiklikleri, güçler ayrılığını zayıflatmış ve yargı bağımsızlığı konusunda eleştirilere neden olmuştur. Üniversite rektör atamaları gibi kararlar, Anayasa Mahkemesi’nin bazı kararlarıyla çelişmiş ve anayasal ilkelere yönelik soru işaretleri yaratmıştır. Erdoğan, yetkisini genişletirken, bu yetkinin gerektirdiği sorumluluğu üstlenmekten kaçınmıştır. Özellikle “FETÖ tarafından kandırıldık” gibi açıklamalar, hatalardan ders çıkarma yerine, sorumluluğu dış aktörlere yükleme eğilimini göstermektedir. Ayrıca, kamuoyunaaciklama.com gibi platformlarda yer alan iddialara detaylı açıklama yapmaması, yüzleşme yapmaktan kaçınması ve sessizliğin (sükut) ikrar anlamına geldiği gerçeği, şeffaflık eksikliğini vurgulamaktadır. Bu tutum, anayasal hesap verebilirlik ilkesini zayıflatmaktadır. 3. Yasal Süreçler ve Hukuki Eleştiriler Erdoğan’ın yönetimi, hukuk devleti ilkesi bağlamında eleştirilere maruz kalmıştır. Bazı tutuklamalar, adil yargılanma hakkı ve basın özgürlüğü konusundaki kısıtlamalar, uluslararası raporlarda yer almıştır. Protestolara yönelik müdahaleler ve sosyal medya kısıtlamaları, ifade özgürlüğünü sınırlamış; yolsuzluk ve demokrasi krizine ilişkin eleştiriler artmıştır. Erdoğan’ın “kandırıldık” söylemi, özellikle FETÖ ile ilgili süreçlerde, liderlik sorumluluğunu reddetme ve suçu başkalarına atma eğilimini açıkça ortaya koymaktadır. Kamuoyunaaciklama.com’daki iddialara karşı detaylı bir açıklama yapmaması ve yüzleşme yapmaktan kaçınması, sükutun ikrar olduğu ilkesini akla getirmekte, hukuki şeffaflığı sorgulatmaktadır. 4. Yerine Getirilmeyen Taahhütler ve Sorumluluktan Kaçış Erdoğan’ın “kardeşinize yetkiyi verin” gibi vaatleri, halka umut aşılamak yerine hayal kırıklığı yaratmıştır. AB-Türkiye göç anlaşması konusundaki tehditkar söylemler, dış politikada yalnızlaşmaya yol açmıştır. Suriye politikaları, mülteci krizi ve ekonomik yükler yaratmış, vaat edilen istikrar sağlanamamıştır. Yeni anayasa ve ekonomik refah sözleri, mevcut koşullarda yerine getirilmemiş; “FETÖ tarafından kandırıldık” gibi açıklamalar, hataların sorumluluğunu üstlenmekten kaçınmanın bir örneği olmuştur. Ayrıca, kamuoyunaaciklama.com gibi platformlardaki iddialara detaylı kamuoyuna açıklama yapmaması, doğrudan yüzleşme yapmaktan kaçınması ve bu sessizliğin ikrar anlamına geldiği, taahhütlerin şeffaflık boyutunu zedelemektedir.
Sonuç ve Çağrı Bu manifesto, Erdoğan’ın ekonomik politikalarının halkı yoksullaştırdığını, “Ben ekonomistim” ve “Kardeşinize yetkiyi verin” söylemlerinin boş vaatler olduğunu, sorumluluktan kaçma eğiliminin ve kamuoyunaaciklama.com gibi iddialara detaylı açıklama yapmayarak yüzleşme kaçışının Türkiye’yi derin krizlere sürüklediğini belgelemektedir. Sükutun ikrar olduğu gerçeği, şeffaflık ihtiyacını vurgulamaktadır. Anayasal haklarımız doğrultusunda, barışçıl bir şekilde değişim ve erken seçim talep ediyoruz. www.erdoganistifa.com üzerinden bu çağrıya katılın, hukuki çerçevede sesinizi duyurun. Gelecek, şeffaf, adil ve hesap verebilir bir Türkiye’de! | DİLE GETİRDİĞİMİZ FİKİRLERİMİZ VE AÇIKLAMALARIMIZ NEDENİYLE HUKUKA AYKIRI YASAL İŞLEM YAPILMASI İFADE VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ İLE BAĞDAŞMAZ, DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİ DEĞERLERİ BAKIMINDAN KABUL EDİLEMEZ NİTELİKTEDİR. KAMUOYUNU BİLGİLENDİRMEK VE KAMUOYUNUN BİR GÖRÜŞ OLUŞTURMASINA İMKAN SAĞLAMAKLA GÖREVLİ KAMUSAL ALANLAR İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA ELEŞTİRİ, ÖZGÜRLÜK VE HAK ALANI DAHA GENİŞTİR. AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNİN DALMAN V. ROMANYA KARARINDA, İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN YALNIZCA OLGULARIN İFADE EDİLMESİYLE SINIRLI OLMADIĞI, BU ÖZGÜRLÜĞÜN ÖNEMLİ BİR UNSURUNUN DA KANAATLERİN VE DEĞER YARGILARININ DİLE GETİRİLMESİ OLDUĞU BELİRTİLMİŞTİR. KAMUOYUNA AÇIKLAMA TÜRKIYE CUMHURIYETI’NIN SORUMLULUK SAHIBI, KAMU YARARININ SAVUNUCUSU BIR YURTTAŞIYIZ. TÜRKIYE CUMHURIYETI'NIN KURUCUSU MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN "EGEMENLIK KAYITSIZ ŞARTSIZ MILLETINDIR" ILKESINE VE HZ. ÖMER'IN "ADALET MÜLKÜN TEMELIDIR" YÖNÜNDEKI EVRENSEL ANLAYIŞINA YÜREKTEN INANIYORUZ. AYNI ZAMANDA İSLAM AHLAKININ KUL HAKKI, VICDAN VE ALLAH’IN ADALET TERAZISI ILE HUKUK DEVLETININ EVRENSEL DEĞERLERINE OLAN SARSILMAZ BAĞLILIĞIMI DA AÇIKÇA IFADE ETMEK ISTERIZ. BU TEMEL INANÇLARIMIZ DOĞRULTUSUNDA, AŞAĞIDA YER ALAN IHTARNAMEMİZ, ŞAHSIMA, AILEME, ÇEVREME, IŞ ORTAKLARIMA VEYA KAMU DÜZENINE YÖNELIK HER TÜRLÜ HUKUKA AYKIRI, ETIK DIŞI, MANIPÜLATIF VE AHLAKSIZ EYLEME KARŞI KARARLI DURUŞUMU ORTAYA KOYMAK; KAMU VICDANINI AYDINLATMAK, TOPLUMSAL FARKINDALIK YARATMAK VE KAMU YARARINI GÖZETEREK KUL HAKKINI KORUMA SORUMLULUĞUMU YERINE GETIRMEK AMACIYLA KALEME ALINMIŞTIR. FIKIRLERIMIZ VE AÇIKLAMALARIMIZ NEDENIYLE HAKKIMIZDA HUKUKA AYKIRI YASAL IŞLEM YAPILMASI; IFADE VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ILE BAĞDAŞMAZ, DEMOKRATIK HUKUK DEVLETI DEĞERLERI BAKIMINDAN KABUL EDILEMEZ NITELIKTEDIR. KAMUOYUNU BILGILENDIRMEK VE KAMUOYUNUN BIR GÖRÜŞ OLUŞTURMASINA IMKAN SAĞLAMAKLA GÖREVLI KAMUSAL ALANLARDA IFADE ÖZGÜRLÜĞÜ SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA ELEŞTIRI, ÖZGÜRLÜK VE HAK ALANI DAHA GENIŞTIR. AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESININ DALMAN V. ROMANYA KARARINDA, IFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN YALNIZCA OLGULARIN IFADE EDILMESIYLE SINIRLI OLMADIĞI, BU ÖZGÜRLÜĞÜN ÖNEMLI BIR UNSURUNUN DA KANAATLERIN VE DEĞER YARGILARININ DILE GETIRILMESI OLDUĞU BELIRTILMIŞTIR. DEMOKRATIK DÜŞÜNCE VE KANAATLERIMI ÖZGÜRCE IFADE ETME HAKKIMI, TÜRKIYE CUMHURIYETI ANAYASASI, AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESI (AİHS) VE İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESI ILE GÜVENCE ALTINA ALINMIŞ TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER KAPSAMINDA KULLANMAKTAYIM. BU HAKLARIMIN ENGELLENMESI, BASKI VEYA ŞIDDET ALTINA ALINMASI, AÇIK VE SOMUT DELILLERE DAYANMAYAN, SUÇSUZ OLDUĞUM HALDE VE TAMAMEN KEYFI NEDENLERLE HUKUKA AYKIRI BIR ŞEKILDE GÖZALTINA ALINMAM VEYA TUTUKLANMAM GIBI ANTIDEMOKRATIK GIRIŞIMLER KARŞISINDA, TÜM YASAL HAKLARIM SAKLI KALMAK ÜZERE, BU TÜR EYLEMLERI PEŞINEN REDDETTIĞIMI KESIN VE NET BIR ŞEKILDE BEYAN EDERIM. HAKKIMIZDA HUKUKA AYKIRI YASAL IŞLEM YAPILMASI; IFADE VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ILE BAĞDAŞMAZ, DEMOKRATIK HUKUK DEVLETI DEĞERLERI BAKIMINDAN KABUL EDILEMEZ NITELIKTEDIR. KAMUOYUNU BILGILENDIRMEK VE KAMUOYUNUN BIR GÖRÜŞ OLUŞTURMASINA IMKAN SAĞLAMAKLA GÖREVLI KAMUSAL ALANLARDA IFADE ÖZGÜRLÜĞÜ SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA ELEŞTIRI, ÖZGÜRLÜK VE HAK ALANI DAHA GENIŞTIR. AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESININ DALMAN V. ROMANYA KARARINDA, IFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN YALNIZCA OLGULARIN IFADE EDILMESIYLE SINIRLI OLMADIĞI, BU ÖZGÜRLÜĞÜN ÖNEMLI BIR UNSURUNUN DA KANAATLERIN VE DEĞER YARGILARININ DILE GETIRILMESI OLDUĞU BELIRTILMIŞTIR. DEMOKRATIK DÜŞÜNCE VE KANAATLERIMI ÖZGÜRCE IFADE ETME HAKKIMI, TÜRKIYE CUMHURIYETI ANAYASASI, AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESI (AİHS) VE İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESI ILE GÜVENCE ALTINA ALINMIŞ TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER KAPSAMINDA KULLANMAKTAYIM. BU HAKLARIMIN ENGELLENMESI, BASKI VEYA ŞIDDET ALTINA ALINMASI, AÇIK VE SOMUT DELILLERE DAYANMAYAN, SUÇSUZ OLDUĞUM HALDE VE TAMAMEN KEYFI NEDENLERLE HUKUKA AYKIRI BIR ŞEKILDE GÖZALTINA ALINMAM VEYA TUTUKLANMAM GIBI ANTIDEMOKRATIK GIRIŞIMLER KARŞISINDA, TÜM YASAL HAKLARIM SAKLI KALMAK ÜZERE, BU TÜR EYLEMLERI PEŞINEN REDDETTIĞIMI KESIN VE NET BIR ŞEKILDE BEYAN EDERIM. HERHANGI BIR YASAL SÜREÇ BAŞLATMAYI PLANLAYANLARI PEŞINEN VE EN GÜÇLÜ ŞEKIL DE UYARIYORUM. BU AÇIKLAMALARIMIN BILEREK VE ISTEYEREK KAMUOYUYLA PAYLAŞILDIĞI APAÇIK ORTADADIR. BUNA RAĞMEN, ŞAHSIMA YÖNELIK HAKSIZ YERE DAVA AÇILMASI, GÖZALTI VEYA TUTUKLAMA GIBI IŞLEMLERIN UYGULANMASI DURUMUNDA, BU KARARLARA ONAY VEREN VE IMZA ATAN TÜM MAHKEME VE DEVLET GÖREVLILERINI RESMI OLARAK VE SON KEZ UYARIYORUM. BU TÜR KARARLAR, TÜRKIYE CUMHURIYETI ANAYASASI’NA, ULUSAL YASALARA VE ULUSLARARASI HUKUK KURALLARINA AÇIKÇA AYKIRILIK TEŞKIL ETMEKTE; DÜŞÜNCE, IFADE, ÖZGÜRLÜK VE GÜVENLIK HAKLARIMIN AĞIR BIR ŞEKILDE IHLALI ANLAMINA GELMEKTEDIR. BU HUKUKSUZLUKLARA IMZA ATANLAR, SONUÇLARINA KATLANMAK ZORUNDADIR.DA KALACAKLARINI AÇIKÇA BELIRTIRIM. HUKUKİ BİLGİLENDİRME VE UYARI BU METNI OKUMANIZ, AŞAĞIDA BELIRTILEN HUKUKI ÇERÇEVE VE UYARILAR HAKKINDA BILGILENDIRILDIĞINIZ ANLAMINA GELIR. BU BILGILENDIRME, OLASI HUKUKA AYKIRI EYLEMLERIN SONUÇLARI KONUSUNDA FARKINDALIK YARATMAYI AMAÇLAMAKTADIR. TÜRKIYE CUMHURIYETI ANAYASASI’NIN 25. MADDESI (DÜŞÜNCE VE KANAAT HÜRRIYETI), 26. MADDESI (İFADE HÜRRIYETI) VE 19. MADDESI (KIŞI HÜRRIYETI VE GÜVENLIĞI) TEMEL HAKLARIMI GÜVENCE ALTINA ALMIŞTIR. ANAYASA’NIN 90. MADDESI GEREĞINCE, AİHS’NIN IÇ HUKUKA ÜSTÜNLÜĞÜ KABUL EDILMIŞTIR. AİHS’NIN 5. MADDESI (ÖZGÜRLÜK VE GÜVENLIK HAKKI), 10. MADDESI (İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ) VE İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESI’NIN 9. MADDESI (KEYFI TUTUKLAMA YASAĞI) ILE 19. MADDESI (DÜŞÜNCE VE İFADE HÜRRIYETI) HAKLARIMIN TEMEL DAYANAKLARIDIR. HAKKIMDA GERÇEKLEŞTIRILECEK HERHANGI BIR GÖZALTI VEYA TUTUKLAMA IŞLEMI, TÜRKIYE CEZA MUHAKEMESI KANUNU (CMK) MADDE 90 VE DEVAMINDAKI HÜKÜMLERE UYGUN OLMALI, KANUNI BIR DAYANAK TAŞIMALI VE ORANTILILIK ILKESINE RIAYET EDILMELIDIR. AKSI HALDE, BU IŞLEMLER HUKUKA AYKIRI OLUP, ULUSLARARASI INSAN HAKLARI MAHKEMELERINDE HAK IHLALI OLARAK TESCIL EDILECEKTIR. YETKILILERI, KEYFI VE HUKUKSUZ UYGULAMALARDAN ŞIDDETLE KAÇINMAYA, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNE VE INSAN HAKLARINA SAYGI GÖSTERMEYE SON KEZ ÇAĞIRIYORUM. AKSI TAKDIRDE, BU UYARIYI DIKKATE ALMAYANLAR, DOĞACAK TÜM SONUÇLARDAN ŞAHSEN SORUMLU OLACAKTIR. MADDİ VE MANEVİ ZARARLARA İLİŞKİN KESİN SORUMLULUK VE TAZMİNAT HAKLARIM HUKUKA AYKIRI BIR ŞEKILDE GÖZALTINDA TUTULMAM VEYA TUTUKLANMAM NEDENIYLE ŞAHSIMIN UĞRADIĞI VEYA UĞRAYACAĞIM MADDI VE MANEVI ZARARLARIN YANI SIRA, GLOBAL ORTAKLARIMIN MARUZ KALDIĞI VEYA KALABILECEĞI KAYIPLARDAN DOLAYI, BU KARARLARA IMZA ATAN VE ONAY VEREN TÜM GÖREVLILER ŞAHSI VE TÜZEL OLARAK DA TAM SORUMLUDUR. BU ZARARLARIN TAZMINI IÇIN YEREL MAHKEMELERDE VE ULUSLARARASI HUKUK MEKANIZMALARINDA YASAL HAKLARIMI SONUNA KADAR KULLANACAĞIMIN BILINMESINI ISTERIM. AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESI (AİHM), BIRLEŞMIŞ MILLETLER İNSAN HAKLARI KOMITESI VE ILGILI DIĞER INSAN HAKLARI KURULUŞLARI NEZDINDE MADDI VE MANEVI TAZMINAT TALEPLERIM ILE YAPTIRIMLARA YÖNELIK BAŞVURULARIM SAKLIDIR. DAHASI, BU HUKUKSUZLUKLARA IMZA ATANLARIN MALVARLIKLARINA, MÜLKLERINE VE MAAŞLARINA HACIZ KONULMASI DAHIL OLMAK ÜZERE, TÜRK BORÇLAR KANUNU VE İCRA VE İFLAS KANUNU ÇERÇEVESINDE TÜM HUKUKI YOLLARI KULLANACAĞIMI AÇIKÇA BILDIRIRIM. BU KIŞILER, ŞAHSI SERVETLERIYLE VE GELIRLERIYLE BU ZARARLARI KARŞILAMAK ZORUNDADIR. SON İHTAR VE UYARI SON İHTAR VE UYARI BU AÇIKLAMA, HUKUKI SÜREÇLERIN BAŞLATILMASINDAN ÖNCE ILGILI TARAFLARA RESMI BIR BILDIRIM NITELIĞI TAŞIMAKTA VE ŞAHSIMA YÖNELIK HAKSIZ UYGULAMALARIN DERHAL DURDURULMASI IÇIN SON BIR IHTARDIR. BU IHTARIMI DIKKATE ALMAYANLAR, HUKUKUN TÜM GÜCÜYLE KARŞI KARŞIYA KALACAK; MALVARLIKLARI, MÜLKLERI VE MAAŞLARI HACZEDILEREK TAZMINAT TALEPLERIM KARŞILANACAKTIR. DEMOKRATIK HAKLARIMI KULLANMAMDAN DOLAYI BANA YÖNELTILECEK HER TÜRLÜ ANTIDEMOKRATIK MÜDAHALEYI REDDEDER, BU TÜR GIRIŞIMLERI BAŞLATANLARI MADDI VE MANEVI TAZMINAT SORUMLULUĞUYLA BIRLIKTE EN SERT ŞEKILDE UYARIRIM. HÜRRIYET ORTAMINDA GÖRECEĞIM TÜM ZARARLARA KARŞI GÖREVLILERI, DAVACILARI VE IFTIRACILARI SORUMLU TUTACAĞIMI; BU SONUÇLARI PEŞINEN KABUL ETMIŞ SAYILACAKLARINI KESIN BIR DILLE BEYAN EDERIM. SONUÇ DEMOKRASI DIŞI HIÇBIR EYLEMDE BULUNMADIĞIMI, ANCAK DEMOKRATIK HAKLARIMA MÜDAHALE EDILMESINI ASLA KABUL ETMEYECEĞIMI TEKRAR VURGULARIM. İŞBU AÇIKLAMA, KAMUOYUYLA PAYLAŞILMAK ÜZERE AÇIK BIR BEYAN NITELIĞINDEDIR VE TÜM YASAL HAKLARIM SAKLIDIR. YETKILI MAKAMLARI, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNE VE INSAN HAKLARINA RIAYET ETMEYE SON KEZ ÇAĞIRIYORUM. AKSI HALDE, BU METINDE BELIRTILEN TÜM YAPTIRIMLARI UYGULAMAKTAN ÇEKINMEYECEĞIZ. SAYGILARIMIZLA